0
(0)

Türk modern mimarisinin en önemli örneklerinden biri, İstanbul’un ilk modern Alışveriş Merkezi ve bir açık hava müzesi niteliğindeki İstanbul Manifaturacılar Çarşısı, yani İMÇ… 

İMÇ – Türkiye’nin en büyük inşaatlarından biridir

1950’li yıllarda Sultanhamam’a çeşit çeşit kumaşlar gelmeye ve ticaret canlanmaya başlar. Sultanhamam’ın dar sokakları artık manifaturacılara yetmez olunca yeni ve modern bir çarşı kurma fikri oluşur. 1954 yılında “Sınırlı Sorumlu İstanbul Manifaturacılar ve Kumaşçılar Çarşı Yapı Kooperatifi” kurulur. Çarşının önce Haydarpaşa’da kurulması düşünülür ancak belediyeyle yapılan görüşmeler ve 1950’li yıllarda başlatılan imar faaliyetleri gündeme Unkapanı’nı getirir uzun bürokratik işlemlerden sonra arsa 1959 yılında manifaturacıların olur.1960 tarihinde onlarca proje arasından, dönemin usta mimarlarının oluşturduğu jürinin seçimiyle Doğan Tekeli, Sami Sisa ve Metin Hepgüler’in hazırladığı mimarlık projesi birinci olur.

Proje yapım aşamasına geçmeden önce çeşitli zorluklar ortaya çıkmıştır. Arazinin konumu tarihsel önem taşıdığından mimarlardan oluşan ekip, hem bu tarihsel dokuyu bozmadan onunla uyumlu bir şekilde varlığını devam ettirecek bir yapı inşa etmeyi hem de yapının kendisini tarihsel birikime ve çağdaş sanata aynı anda gönderme yapan bir proje olarak düşünmüşlerdir.Bu hedefler doğrultusunda, öncelikle yapıyı oluşturan 6 Blok, sözü edilen tarihsel eserleri ve her şeyden önce Süleymaniye Külliyesi’nin görünümünü etkilemeden yerleştirilmiş. Bununla yetinmeyip, bu eserlerin izlenebilmesi için manzara terasları tasarlamışlar ve geleneksel öğeleri modern bir anlayışla tasarımlarında uygulamışlar.

İMÇ – Türk sanatından örnekler taşıyor


Osmanlı geleneksel mimarisinin avlu, çeşme, şadırvan gibi çeşitli unsurlarını modern tasarımlarıyla bütünleştirmişler. Projenin mimarlarından olan Doğan Tekeli; dünyadaki büyük yapılara sanat eseri yerleştirme trendinden etkilenerek yapının belirli bölümlere İstanbul’u ve ticareti simgeleyen panolar, heykelimsi su ögeleri yerleştirilmesini önerir. Mimar Doğan Tekeli İmeceden İMÇ’ye isimli kitapta bu konuyu şöyle anlatır: “(…) Şimdi efendim o esasında benim fikrimdi, ama o zaman yapılara sanat eseri koyma fikri dünyada olan bir uygulama. Bir de Türkiye’de sanatçıların ve bazı siyasilerin de etkisiyle devlet yapılarına sanat eserleri konulmasıyla ilgili bir kanun, yahut bir yönetmelik çıktı. Yönetmelikte devlet yapılarına yapı maliyetinin yüzde ikisi kadar sanat eseri konacak deniyordu. Böyle bir fikir genel olarak vardı havada. Bu fikirdir muhtemelen bana ilham veren. Ben de bunu sıfırdan icat etmedim. Şunu düşündüm, bu yapı Türkiye’de o dönemde bir defada yapılan en büyük ölçekli yapı. O zaman yapının otuz kırk yıl içinde bugünkü haline geleceğini de tasavvur edemiyordum. Bu yapı çağdaş Türk sanatından örnekler taşımalı dedim, kanunun esprisine uygun olarak. Süleymaniye’de nasıl Karahisâri’nin hatları, Sarhoş İbrahim’in vitrayları var, bu da öyle bir şey, çağın Türk sanatından bir örnek taşımalı…”

 

Yine bir yarışma sonucu Kuzgun Acar, Ali Teoman Germaner, Sadi Diren, Yavuz Görey, Füreya Koral, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu ve Nedim Günsur çarşıya eserlerini koyacak sanatçılar olarak seçilirler.

İMÇ Müzik piyasasının kalbinin attığı yer

Türkiye’nin en büyük inşaatlarından biri olduğu söylenen ve her karesi özenle planlanmış 160 bin metrekarelik dev yapı yedi yılda tamamlanır. Proje aynı zamanda bir defada ve tek elden yapılan dünya çarşılarının en büyükleri arasındadır.22 Nisan 1967’de oldukça kalabalık bir topluluk önünde açılışı yapılmıştır. Açıldığı ilk zamanlar esnaf tarafından fazla rağbet görmeyen çarşı ilerleyen süreçte 2000’den fazla dükkânla uzun süre faaliyet göstermiştir.

80’li yıllara gelindiğinde İMÇ müzik piyasasının kalbinin attığı yer haline gelmiştir. Pek çok plak şirketine ev sahipliği yapan çarşıda; Müzeyyen Senar, Zeki Müren, Sezen Aksu, Barış Manço gibi birçok önemli sanatçının da yolu buraya düşmüştür.

Şimdilerde ıssız ve terkedilmiş olan Plakçılar Çarşısı Türkiye’de müzik sektöründe bir dönem ön plana çıkmış hatta pek çok güzel ses için şöhret olma yolunda hayallerini süsleyen bir dönüm noktası niteliği taşımıştır. İMÇ’nin müzik sektöründeki önemini anlatan 2004 tarihli Ezel Akay’ın “Neredesin Firuze?” filmini de hatırlatmakta fayda var.

İMÇ’ye yerleştirilen 9 değerli eser maalesef burası ile aynı kaderi paylaşmış ve zamanla unutularak bakımsızlığa mahkûm edilmişlerdir. 2008’de Tangram ekibi eserleri Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı ve İMÇ desteği ile temizlese de, eserler bugünlerde yine pilavcı tabelaları altında; yer yer kutular yaslanmış halde yıpranmış olmaktan kurtulamamış. İMÇ halkına göre hepsinin birbirine benzediği bu “resimli panolara” restorasyon sırasında en azından açıklayıcı levhalar koyulmuş. Bir kısmı ne kadar yıpranmış olursa olsun eserler halen ayakta ve sanatseverlerin ziyaretini bekliyor.

İMÇ Eser Listesi:

1-I. Blokta Yer Alan Kuzgun Acar’ın “Kuşlar” Heykeli;

2-I.Blokta Yer Alan Füreya Koral’ın Seramik Panosu;

3-I. Blokta Yer Alan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Mozaik Panosu;

4-I.Blokta Yer Alan Eren Eyüboğlu’nun Mozaik Panosu;

5-II. Blokta Yer Alan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “İstanbul” Konulu Mozaik Panosu;

6-II. Blokta Yer Alan Yavuz Görey’in Beyaz Mermer Çeşme Plastiği;

7-V Blokta Yer Alan Ali Teoman Germaner’in Doğal Taştan Duvar Rölyefi;

8-V. Blokta Yer Alan Sadi Direk’in Seramik Panosu;

9-VI. Blokta Yer Alan Nedim Günsür’ün “”Atlar” Adlı Mozaik Panosu;

Bu gönderi ne kadar yararlı oldu?

Derecelendirmek için bir yıldıza tıklayın!

Ortalama puanı 0 / 5. Oy sayısı: 0

Şu ana kadar oy verilmedi! Bu gönderiye ilk oy veren siz olun.

Bu gönderiyi faydalı bulduğunuz için teşekkürler ...

Bu yayını lütfen sosyal medyada paylaşın!

Bu gönderinin sizin için yararlı olmadığı için üzgünüz!

Bu gönderiyi geliştirelim!

Bize bu gönderiyi nasıl geliştirebileceğimizi söyleyin.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir